PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : KCK'li Zerdüşt: Nihai sonucu Kürtler belirleyecek


*NûDeM*
18.03.11, 05:53 PM
KCK'li Zerdüşt: Nihai sonucu Kürtler belirleyecek

11:32 / 18 Mart 2011

ZAGROS - KCK Halk Savunma Komitesi Üyesi Pılıng Zerdüşt, Kürtlerin bu yıl tarihin en görkemli Newroz’una hazırlandığını belirterek, “Nihai sonucu Kürt halkının mücadelesi belirleyecektir. O halde bu Newroz, Kürt halkının tüm değerlerinin şaha kalktığı bir Newroz olacaktır” dedi.

KCK Halk Savunma Komitesi Üyesi Pılıng Zerdüşt, 2011 yılı Newrozunu Kürt halkı ve Abdullah Öcalan için özgürlük Newrozu haline getirmekte kararlı olduklarını söyledi.

Newrozun tarihsel önemine vurgu yapan Zerdüşt Newrozun halkların özgürlük bayramı olduğu gerçeğinin günümüzde gerçek anlamına kavuşacağını belirtirken şöyle dedi: “Newroz gerçeğinde kurtuluş, özgürlük sembolü kadar yaşamla bütünleşmeyi, doğa ile var olmayı da görmek gerekir. Yeniden doğuşu ifade eder, baharı müjdeler. Tarihten günümüze kadar halklar bu geleneği sürekli canlı, yaşamsal kılmaya çalışmışlar ve bunun için büyük bedeller vermişlerdir. Verilen bu bedellerde Newroz gerçeğini görmek ve daha iyi anlamak gerekir.”

“Newroz ateşi sürekli bir umut, özgürlük ve kurtuluşun yolu olmuştur” diyen Pılıng şöyle devam etti: “Günümüzde bunu Kürt halk gerçekliğinde daha canlı görmekteyiz. Demirci Kawa nasıl ki Dehak’a karşı bir başkaldırı olarak ortaya çıkmışsa, PKK gerçeğinde de Çağdaş Kawa Mazlum Doğan yoldaş, 12 Eylül faşizmine karşı bir direniş ve başkaldırı olarak Newroz ateşini harlandırmıştır. Mazlum yoldaş, bedeninde tutuşturduğu ateşle, halkımızın kurtuluş iradesini yeniden tarihin toplumsal gerçekliği ve Kürt halkının geleneğiyle birleştirmiştir. Bunun karşısında hiçbir ödün vermeden, kendi özgürlük değerlerine sonuna kadar bağlı kalarak ‘direnmek yaşamaktır’ şiarı ile bunu zirveleştirmiştir. Tabii Mazlum yoldaşın ardılları Zekiyeler, Rahşanlar da bunu halkla bütünleştirmenin öncülüğünü yapmış ve kendi tarihsel değerlerine sahip çıkmışlardır. Bunu böyle algılamak gerekir.”

NEWROZ BU YIL DAHA GÖRKEMLİ OLACAK

2011 yılı Newroz’u bu anlamda daha görkemli bir Newroz olacağına dikkat çeken Pılıng Zerdüşt, “Buna Özgürlük Newrozu da diyebiliriz. Kuşkusuz günümüzün de Dehak’ları var. Bu yönüyle Kürtler 2011 yılı Newroz’unu AKP despotizmine, faşizmine karşı bir duruş olarak ele almalıdır. Aynı zamanda Ortadoğu halklarının başkaldırısı ve özgürlüğünün yolu haline gelmelidir. Newroz bu temelde daha büyük değerler yaratacaktır. Kürt halkının gelmiş olduğu düzey, duruş bunu ifade etmektedir” dedi.

KÜRTLER ORTADOĞU İÇİN KURTULUŞ UMUDU

Pılıng Zerdüşt sözlerine şöyle devam etti: “2011 Newroz’u bize büyük görevler de yüklemektedir. Tüm halkların değerlerini özgürlükle buluşturma gibi ağır sorumluluklarımızı da yerine getirmeyi emretmektedir. Bu yılın Newroz’unu bu temelde daha büyük bir irade ve ruhla karşılarsak ancak buna gereken cevabı vermiş oluruz.

Yine nasıl ki tarihte Ortadoğu halkaları üzerinde zulüm geliştiyse ve demirci Kawa yaşanan zulme cevap olduysa; günümüzde de Ortadoğu halkları üzerinde kapitalist modernitenin egemenlik emelleri vardır ve bu aslında Dehak’ın bir uzantısı biçimindedir. Tabii bölgedeki başkaldırılar da kapitalist modernitenin boyunduruğu altından çıkmaya dönüktür. Özgürlük eğilimleri taşıyor. Kuşkusuz buna öncülük yapacak olan Kürt halkıdır. Zaten Kürt halkı uzun yıllardır mücadele ve direniş halindedir. Tarihte Kürt halkı nasıl bütün Ortadoğu halkları için bir kurtuluş umudu olduysa, günümüzde de böyle bir misyonu vardır. Kürt halkı bu temelde rolünü oynarsa, halkların kurtuluşu ve özgürlüğü sağlanmış olur. Kürtler hem insanlığın kurtuluş umudunu taşıyor, hem de bütün bu değerlere karşı bir sorumluluğu vardır.”

Öte yandan PKK hareketinin üstendiği bir öncülük misyonu, duruşu ve çizgisi olduğunun altını çizen Zerdüşt, PKK militanlarının ve Kürt halkının bu görev ve sorumluluklarını doğru ele alması halinde ancak böyle bir başarı şansı olabileceğini vurguladı.

Pılıng Zerdüşt devamla, “Bunun dışında tarihte olduğu gibi günümüzde de halkımıza hiç bir biçimde başarı şansı tanınmaz. Bunu böyle anlamak gerekiyor. Bu açıdan tarihe yaraşır biçimde direniş geleneğimizi canlı tutarak, özgürlük eğilimlerini daha diri tutarak toplumsal değerleri yaşamsallaştırmak, bunun tarzını, üslubunu geliştirmek gerekir. Hareket olarak, özgürlük militanları olarak bize düşen tarihi görevler bunlardır” diye belirtti.

DEVRİMCİ HALK SAVAŞI

Pılıng şöyle devam etti: “Bu Newroz, Önder Apo’nun ve Kürt halkının büyük özgürlüğünün ilk adımı olacaktır. Halkımızın ve Önderliğimizin özgürlüğü için bir başlangıçtır. Hangi anlamda başlangıçtır? PKK’nin doğuşu, Ortadoğu halkları ve Kürtlerin özgürlüğü açısından yeni bir başlangıçtır. 2011 yılı Newrozunu, bunu nihai zafere taşıma Newrozu olarak algılamak gerekir. Bu açıdan PKK hareketi, onun militan gücü ve Kürt halkı her türlü bedeli göze alarak iradesini ortaya koymuş ve bunun sözünü vermiştir. Bu sözün gereklerini de yapacaktır. Buna dair mesajlarını da 2011 Newrozunda, her alanda haykıracaktır. Bu sadece Türk devletine karşı bir mesaj değil, aynı zamanda tüm Ortadoğu ve dünya güçlerine yönelik bir mesaj olacaktır. Bu ne demektir? Kürt sorununun demokratik temellerde çözülmemesi durumunda gerilla ve halkın birlikte olduğu devrimci halk savaşı dediğimiz süreç başlayacaktır. Ya onurlu bir barış ve demokratik çözüm ya da görkemli bir direniş ve devrimci halk savaşı. Bu mesajın tek amacı vardır, o da çözümden başka bir seçeneğin tanınmamasıdır.”

NİHAİ SONUCU KÜRTLER BELİRLEYECEK

Devrimci halk savaşının gerilla öncülüğünde gelişeceğini ifade eden KCK Halk Savunma Komitesi Üyesi Pılıng Zerdüşt halk serhıldanlarının önemine de dikkat çekti. Zerdüşt şunları ifade etti:“Halk serhıldanı, halk iradesi olarak kendisini ifade etmektedir. Nihai sonucu Kürt halkının mücadelesi belirleyecektir. O halde bu Newroz, Kürt halkının tüm değerlerinin şaha kalktığı bir Newroz olacaktır. Kürt halkının geliştireceği devrimci halk savaşının esas amacı da Ortadoğu’daki halk serhıldanlarını doğru bir çizgide, demokratik bir anlayışla taçlandırmak olacaktır. Bu temelde de iradesini ortaya koyacaktır. Tarihiyle, toplumsal değerleri ile bunu koruyacak olan, Kürt halkının duruşu ve 2011 Newrozu olacaktır. Bu temelde bir mesaj verilecektir. Nasıl ki tarihte Ortadoğu halkları Kürt halkı etrafında birleşip bir özgürlük gücü oluşturmuşsa günümüzde de bu böyle olmak durumundadır. Bu anlamda Ortadoğu halklarının özgürlüğü sağlanmış olur. Kürt halkının özgürlüğü Ortadoğu’nun özgürlüğü, Ortadoğu’nun özgürlüğü ve demokratik temellerde inşası da tüm insanlığın özgürlüğü olacaktır. Bu eksende 2011 yılı Newrozu tarihi misyonunu yerine getirecektir.”

GENÇLERE ÖNEMLİ ROL DÜŞÜYOR

Bu süreçte gençlere önemli rol düştüğünü vurgulayan Zerdüşt, gençliğin toplumun temel dinamiği olduğunu belirterek, tarihsel sorumluklarının olduğunu kaydetti. Zerdüşt sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürt gençliği, Kürt halkının kurtuluşunun temel dinamiği olduğu kadar dünya insanlığının kurtuluşunun öncü gücü olmak durumundadır. Böyle bir perspektifle hareket etmesi gerekmektedir. Kapitalist modernite en büyük istismarı gençler, kadınlar ve çocuklar üzerinde yapıyor. Bunu da halkların bütün değerlerini çarpıtma temelinde yapıyor. Bunun karşısında en başta sağlam duruş sergilemesi gereken gençlik ve gençlik örgütleri olmalıdır. Ortadoğu’da halklar ayaktadır; ama öncülük zayıftır. Eğer öncülükte sorun varsa; bu, gençliğin sorunudur. Bu temelde gençliği de eleştirmek gerekir. Aslında gençliğin 24 saat ayakta olması gerekir. Tüm yönelimlere karşı zamanında ve yerinde cevap olması gerekir. Onun heyecanını, coşkusunu yaşaması ve taşıması gerekir. Bu temelde halka büyük güven, güç ve destek vermesi gerekir. Bunu yaptığı oranda halk sonuna kadar onunla birlikte yürür. Fakat bu zayıf kaldı mı halkın mücadelesi de zayıf kalır.

Hem Kürdistan hem de demokratik Türkiye gençliği daha aktif olabilmelidir. Yani görev ve sorumluluklarını daha güçlü yerine getirebilmelidir. Eğer sistem vahşi politikalarını rahatça geliştirebiliyorsa bu, gençliğin zayıflığından, yaratmış olduğu boşluktan ve örgütsüzlüğünden kaynaklıdır. Bu temelde kendisini hızla daha örgütlü hale getirmesi gerekir. Halen devlet paralı orduyu, koruculaşmayı dayatıyor, daha farklı örgütlenmelerden bahsediyor. Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüzü geliştiriyor. Fuhuş ile toplumu düşürmeye çalışıyor. Çocuklar her türlü istismar ediliyor. Halkımızın dini değer yargılarını kendi politikaları doğrultusunda çıkara dönüştürmeye çalışıyor. Bütün bu yönelimleri etkisiz kılacak olan da gençliğin örgütlü duruşudur, mücadeleciliğidir. Bu temelde gençlik daha aktif olmalı, toplumlu bu tehlikelere karşı koruyup aktif savunmalıdır.

GENÇLİĞİN NEWROZU

Bütün bunların yanı sıra AKP kendi Kürdünü yaratarak halkımızın temel özgürlük değerlerine ve iradesine çirkince saldırmaktadır. Bu yönlü hem Önderliğimiz hem de halkımıza yönelik pervasız saldırılar var. Böyle bir politika gelişiyorsa, düşman buna cesaret edebiliyorsa, bu gençliğin zayıflığından ileri geliyordur. Bu temelde gençlik kendisini sorgulamalı, acilen kendi görev ve sorumluluklarına sahip çıkıp öncülük rolünü oynamalıdır. Halkımızın değerleri ve onuruyla oynamaya çalışan bu çevrelere, halkımızın her türlü değerlerini sonuna kadar sahiplenip koruyarak en güçlü cevabı vermelidir. Newroz’da Gençlik bunun startını vermeli ve halkımızın özgürlüğünde ne kadar kararlı olduğunu dost-düşman herkese göstermelidir. Bu temelde 2011 Newroz’u herkesten daha çok gençliğin Newrozu olacaktır.”

ANF NEWS AGENCY